YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/106
KARAR NO : 2011/3295
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, işyerine çevrilen meskenin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin Süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; kat maliki ve kiracı olan davalıların anataşınmazın tapuda mesken olarak kayıtlı bulunan (3) nolu bağımsız bölümü Avukatlık Bürosu olarak kullanılmasını temin ettiklerini, yönetim planının 12. maddesiyle Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24. maddesinin bu kullanım tarzına cevaz vermediğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılmasının önlenmesini, bu yerin meskene dönüştürülmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının, dava konusu anataşınmazda kat maliki ve aynı zamanda yönetici, davalılardan …’ın bağımsız bölümün maliki, diğer davalının ise bu yerde kiracı oldukları, dava konusu dairenin tapu kütüğüne mesken olarak yazıldığı, yönetim planının 12. maddesinde de bağımsız bölümlerin tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılamayacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
1-6111 sayılı Yasanın 194. maddesiyle Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24. maddesine eklenen fıkraya göre; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda avukatlık büroları ile ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki avukatlık ve hukuk büroları faaliyetlerine devam ederler. Bu süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıldır. Yasanın bu buyurucu hükmü dikkate alınarak mahkemece durumun yeniden değerlendirilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Ayrıca;
2-Bu dava dosyası ile birleştirilen Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1290 Esas sayılı dava ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş olması,
3-Gerekçeli kararın başlığında davacı olarak E.O.Kuybulu yerine dava ile ilgisi bulunmayan … ‘nun yazılması,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dava, mesken nitelikli bağımsız bölümün Avukatlık Bürosu olarak kullanılması nedeniyle eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin ikinci fıkrasında tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde işyerinin tüm kat maliklerinin oybirliği ile vereceği kararla açılabileceği hükmüne yer verilmiş iken Yargıtay uygulamalarında avukatlık büroları için oybirliği ile karar koşulu aranmamış, 13.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa’nın 194. maddesinde Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesine eklenen fıkra ile de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda avukatlık büroları ile ilgili düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki avukatlık ve hukuk bürolarının faaliyetlerini sürdüreceği, bu sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl olduğu şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.
Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesinde Yönetim planının, yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini düzenleyen ve bütün kat malikleri ile külli ve cüzi haleflerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu, yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde anagayrımenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıkların Kat Mülkiyeti Kanunu ve genel hükümlere göre karara bağlanacağı öngörülmüştür. Buna göre hakimin ilk olarak kat maliklerinin bağımsız bölümlerinde huzur ve sükun içinde yaşayabilmeleri için yasanın emredici kurallarına aykırı olmamak, niteliğine uygun kullanımı engellememek üzere yönetim planı ile getirilen düzenlemeleri uygulaması gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın Yönetim planının 12. maddesinde anagayrımenkulün bağımsız bölümlerinin kat malikleri kurulunun oy birliği ile aldıkları bir karar bulunmadıkça tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılamayacağı hükmüne yer verilmiş, yönetim planındaki bu düzenleme ile meskenin diğer bir şekilde kullanılması, kat maliklerinin oybirliği ile vereceği kararın olması koşuluna bağlanmıştır. Tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılamaz. İfadesi kütükde yazılı niteliğin dışındaki tüm kullanım biçimlerini kapsadığından, avukatlık bürosu şeklindeki kullanımın da yasaklandığı açıktır. Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesinde uyuşmazlığın çözümünde öncelikle yönetim planında mevcut olan hükmün uygulanmasının öngörüldüğü, gerek Hukuk Genel Kurulu (YHGK 20.12.2002 T. 2002/18-772 E.- 2002/1090 K. YHGK 11.06.2003T, 2003/18-411E. 2003/417 K. vs.) gerekse Dairemizin bu güne kadar ki tüm kararlarının da bu yönde olduğu, 6111 sayılı Yasanın 194. maddesi ile Kat Mülkiyeti Yasası’nın 24. maddesine eklenen hükmün Kat Mülkiyeti Yasası’nın 28. maddesinin uygulanmasını engelleyici bir düzenleme olmayıp 24. maddenin ikinci fıkrasına geçici olarak bir istisna getirdiği, yönetim planında mesken dışında kullanımı yasaklayıcı bir hükmün bulunmaması halinde getirilen yeni düzenlemenin uygulanabileceği dikkate alındığında mahkemenin asıl davada yönetim planının 12. maddesine dayanarak verdiği eski hale getirme kararının doğru olduğu kanaatindeyim. Açıklanan nedenlerle bozma ilamının 1. bendinde belirtilen bozma nedenine katılmıyorum.