Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/10636 E. 2012/772 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10636
KARAR NO : 2012/772
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; kesinleşen mahkeme kararı ile … Vakfı’nın evladı olduğuna karar verildiğini, vakfedenin torunlarından …’in aynı zamanda …’nın da torunu olduğunu, ayrıca Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/63 E.-415 K. sayılı kararı ile de …’nın oğlu …’nın kurduğu vakfın galle fazlasına müstahak evladı olduğunun tespitine karar verildiğini ileri sürerek dava konusu … Vakfı’nın galleye müstahak evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için, öncelikle vakfeden ile kanbağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Somut olayda;davacının, Dairemizin 2005/3854 E.-5070 K. sayılı ilamı ile onanıp kesinleşen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/63 E.-415 K. sayılı kararında … Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna karar verildiği, adı geçen vakfedenin (…), …’nın oğlu olduğu böylece davacının dava konusu edilen vakfın kurucusu ile kanbağını ispatladığı anlaşıldığından, 23 Safer 1089 H. (16 Nisan 1678 M.) tarihli vakfiyede hizmet karşılığı olmayan vazife (nezaret) şeklinde evlada belli bir meblağın ödenmesi ve hisse sahiplerinin vefatı durumunda da hissesinin evlatlarına intikal edeceği öngörüldüğünden, mahkemece davanın adı geçen vakfiye yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.