YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10878
KARAR NO : 2012/500
KARAR TARİHİ : 24.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmazın arsa niteliğinde kabulüne dayanak yapılan dosya içerisindeki belediye başkanlığı yazılarında dava konusu taşınmazın belediye sınırları ve imar alanı içinde olduğu, yol ve su hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş ise de, imar alanında olmaktan neyin kastedildiği, taşınmazın çevresinin meskûn olup olmadığı konularında yeterli bilgiye yer verilmemiş, fen bilirkişisi taşınmazın şehir merkezine 1,5 km uzaklıkta olduğunu tespit etmiş, dosyaya taşınmazın tüm çevresinin tarım arazileriyle çevrili olduğunu gösteren fotoğraflar ibraz edilmiş, mahkemece belediyenin yeterli bilgiyi içermeyen yazısı ve bilirkişi kurulunun soyut beyanları esas alınarak taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilmiştir.
Taşınmazın belediye nazım imar (1/5000 ve daha büyük ölçekli) planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, şehir merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskân amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.
Bu hususlar belediye başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazların arsa niteliğinde olup olmadığı yeterince tespit edilmeden arsa olarak değerlendiren rapora göre hüküm kurulması yerinde değildir.
Kabule görede,
1-Tüm araştırmalara karşın kamulaştırılan taşınmazın bulunduğu il veya ilçede uygun emsal bulunamaması halinde, benzer özellikte olması kaydıyla, emsalin civar il ve ilçelerde yer alan taşınmazlar arasından seçilebileceği Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından olmakla birlikte, Silifke gibi gelişmiş ve taşınmaz alım satımının çok olduğu bir ilçede uygun emsal bulunamayacağı kabul edilemeyeceğinden, bilirkişi kurulunun raporunda emsalin komşu ilçe olan Gülnar’dan seçilmiş olması ve buna göre değerlendirme yapılması,
2-Emsal taşınmaza ait tapu kayıt örneğinin dosyaya getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmesinin sağlanmaması,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut ipotek şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
4-13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı … Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 22. maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” ve aynı Kanunun Geçici 1. maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 Sayılı Kanunun Geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükümlerini içermekte olup, bu yasal düzenlemelere göre kamulaştırılan taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 900,00TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.