YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4486
KARAR NO : 2011/9098
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin … Köprülü … Paşa Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece dava konusu vakfın vakfiyesinde evlada galle bırakılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu edilen … Sadrazam Köprülü … Paşa Vakfı’na ait Evaili Zilhicce 1071 tarihli Vakfiyede galle fazlası evlada bırakılmamış ise de, vakfeden, eşi …’ye günlük ikiyüzelli, kızları …, … ve …’ya günlük yüzellişer akçe vazife karşılığı olmadan ücret ödenmesini, kızlarının ölümü halinde bu paranın kız erkek ayrımı yapılmadan eşit olarak evladına verilmesini öngörmüştür.
Vakıftan galle, ücret ve vazife adlarıyla verilen bedellerin alınabilmesi için, öncelikle vakfın gelirinin olması ve istemde bulunan kişilerin vakfeden ile kan bağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Davacıların bir kısmının kesinleşen Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/22 Esas-110 Karar sayılı ilamı ile dava konusu edilen … Sadrazam Köprülü … Paşa Vakfı’nın evladı olduklarının tespitine karar verildiği, ancak davacıların vakfiyede adları geçen vakfedenin kızları …, … ve …’nın sulbünden gelip gelmediklerinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; davacıların dava konusu vakfiyede adları geçen vakfedenin kızları …, … ve …’nın soyundan gelip gelmedikleri tarafların göstereceği tüm
deliller toplanarak araştırılıp, soybağının kurulması halinde vakfiyede …, …, … evladına verilmesi istenen her bir kol için günlük ücret toplamının yüzelli akçeyi geçmeyeceği de gözetilerek davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.