Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/6212 E. 2011/8328 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6212
KARAR NO : 2011/8328
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-… Belediye Başkanlığı’ndan gönderilen 19.11.2008 ve 09.02.2010 günlü yazılarda dava konusu taşınmazın 07.11.2007 tarihinde onanan 1/25000 ölçekli nazım imar planında konut dışı kentsel çalışma alanında kaldığı, en yakın yerleşim alanına 1255 metre, şehir merkezine ise 12 km. mesafede olduğu, bölge istikametinde gelişme olduğu, aydınlatma ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmadığı, sadece temizlik ve otobüs hizmetinden yararlandığı bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulu’nun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (Belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyla iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere taşınmazın vasfı belirlenir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; nazım ve uygulama imar planı içerisinde olmayan, belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve etrafı meskun olmayan dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu sebeple mahkemece; Kamulaştırma Yasası’nın 15. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazı tarım arazi olarak değerlendirmek üzere yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup rapor alınmalı, bu raporun İl Tarım Müdürlüğünden getirilecek veri listesine uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Mahkemece Kamulaştırma Yasası’nın 27.maddesine göre tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile tespit ve tescil davası sonunda saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye geri ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-Davacı idare karar ve ilam harcından muaf olmadığı halde, aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.