YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6259
KARAR NO : 2011/10593
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin 2. bendi, (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi) uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda davacılar tarafından hazırlanan Eyüp 3. Noterliğinin 25.02.2010 gün 03966 yevmiye numaralı ana senet ile yine aynı noterlikçe düzenlenen 01.06.2010 gün 09175 ve 31.12.2010 gün 29881 yevmiye numaralı ek senetlerin birlikte tescili istendiği halde; kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yalnız 31.12.2010 tarih ve 29881 yevmiye numaralı ek senedin tesciline ve hükmün 2. bendinde de vakfa tahsis edilen taşınmazlar ile 50.000 TL’nin vakıf adına tesciline karar verilmiştir. Vakıf tescillerinde, vakfa tahsis edilen taşınmazlar ile para, vakıf senedinde gösterildiğinden bunların kararda ayrıca belirtilmesine gerek olmaksızın sadece vakıf senedi ve eklerinin tescili ile yetinilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Vakıflar Yönetmeliği’nin 7 ve 12. maddelerinin ikinci fıkralarında, vakfa tahsis edilen taşınmaz mallar için gereken tedbirlerin mahkemece alınması öngörülmüşken, dava açıldığında sözü edilen taşınmazların üçüncü kişilere her türlü devrinin önlenmesi bakımından geçici şerh verilmesi konusunda Tapu Müdürlüğüne gerekli yazının gönderilmemesi,
2011/6259-10593
3- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesinde, vakıf yöneticilerinin bu maddede belirtilen sebeplerden dolayı ancak mahkemece görevden alınabilecekleri hükme bağlandığı halde; mütevelli heyetin görev ve yetkilerini düzenleyen vakıf senedinin 7. maddesinin 2. bölümünün 9. fıkrasında, mütevelli heyetinin yönetim kurulunu kısmen veya tamamen görevden alabileceği ve yönetim kurulu üyeliğine son verebileceği şeklindeki düzenlemenin tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.