YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7042
KARAR NO : 2011/9293
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı ile Nüfus Müdürlüğü ve … arasındaki davada Midyat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 04.06.2010 günlü ve 2010/119 Esas, 2010/362 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2011 gün ve Hukuk-2011/175552 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan davada, davalı …’in ailesi tarafından nüfusa kaydı yapılmayarak 08.01.1956 doğumlu ve kendisi doğmadan önce 28.11.1959 tarihinde vefat eden ablası …’in nüfus kaydının kullanıldığı, esasen davalının isminin …olduğu, bu nedenle davalıya ait ölüm şerhinin iptali ile bu iki şahsın aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece …’in ölüm kaydının iptali yönünden talebin reddine, davalının 1973 doğumlu …olarak nüfusa tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görevdir. Diğer yandan, bir kimsenin doğumdan nüfusa kayıt edilmeyerek kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanması nedeniyle ölen kimsenin ölüm kaydının düşülmesi ve nüfusa kaydedilmeyen kimsenin nüfusa tescil edilmesi dolayısıyla, saklı nüfustan sicile yazılması idari işlem niteliğindedir. Nitekim, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 35/1. maddesinde de “Saklı nüfus olduklarını iddia edenlerin aile kütüklerine tescil için müracaat makamı illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklardır…” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 7/1. maddesi gereğince görev yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.