Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8304 E. 2011/8908 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8304
KARAR NO : 2011/8908
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, davalının bağımsız bölümündeki camların kırık olması ve kalorifer peteklerinin sökülmesi nedeniyle meydana gelen ısı kaybından dolayı kat maliklerinin uğradığı zararın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün camlarının kırıldığını, kalorifer peteklerinin söküldüğünü, bağımsız bölüm ile anayapı arasındaki müşterek duvarın yıkıldığını, bağımsız bölümün bu halinin anayapı içerisinde soğuk hava sirkülasyonuna neden olup, binanın yalıtım direncinin kırılmasına ve ısı muhafaza etmesine engel oluşturduğunu, böylece ısınma maliyetinin arttığını ve apartman sakinlerinin yüklü miktarda yakıt aidatı ödeyerek zarara uğradıklarını, bu durumun mahkemece de tespit edildiğini, bilirkişinin saptadığı zararın tahsili için davalı aleyhine yürütülen icra takibine haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline ve 1.620 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan 2009/100 D.İş sayılı tespit raporu içeriğinden; dava konusu dükkanın zemin kat arka cephesinde bulunan 2,70 m.x1,60 m. ile 2,00 mx1,60 m. ebadındaki toplam 12 parçadan ibaret camların tamamının kırık olduğu, dükkandaki radyatörlerin yerlerinden söküldüğü ve merkezi ısıtma sistemiyle irtibatlarının kesildiği, aynı mahaldeki duvarın da yıkılması sonucu binanın ısı kaybına maruz bırakıldığı ve kabul gören teknik teamüller çerçevesinde ısı kaybının ve dolayısıyle apartmana verdiği zararın tespit edildiği anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18., 19/son ve 20. maddeleri uyarınca her kat maliki Kat Mülkiyeti Yasası’ndan
doğan borç ve yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Davacı yöneticinin, anataşınmazın ortak giderlerinden kusuruyla fazla harcama yapılmasına ve ortak kasa mevcudunun azalmasına neden olan davalı hakkında, tüm kat malikleri adına müşterek hesaba mal edilmek üzere böyle bir dava açma hak ve yetkisi bulunduğunu kabul etmek gerekir. Kaldı ki, dosyada mevcut 05.01.2005 günlü tutanakla apartman kat malikleri tarafından yöneticiye apartmanla ilgili her türlü girişimde bulunma, avukat tutma yetkisi verilmiştir. Açıklanan hususlar dikkate alındığında davacı yönetici davasını kanıtlamış bulunduğundan dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.09.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait bağımsız bölümün camlarının kırık, kalorifer peteklerinin sökülmüş, bağımsız bülümü ile anayapının arasındaki müşterek duvarın yıkılmış olduğunu, bu nedenle anataşınmazın ısınma maliyetlerinin arttığını, Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/100 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu aylık 270 TL ek ısınma maliyetine neden olup 6 aylık toplam maliyetin 1.620 TL olduğunu, bu miktarın faizi ile birlikte tahsili için icra takibi yapılmışsa da itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/100 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda davalıya ait bağımsız bölümün camlarının kırık, radyatörlerinin çıkarılmış ve duvarın yıkık olması nedeniyle bağımsız bölümde ısı kaybı oluştuğu, bunun da tüm binadaki yakıt tüketiminin artmasına sebebiyet verdiği, bu sebeple de kat maliklerinin zarara uğradıkları belirtilerek ısı kaybına bağlı zarar hesaplanmış, 02.06.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda keşif sırasında tespit raporunda belirlenen eksikliklerin giderildiği dava konusu bağımsız bölümün kafe olarak kullanıldığı tespit raporundaki hesaplamalara göre değerlendirme yapıldığı belirtilmiştir.
Davalının bağımsız bölümündeki radyatörleri çıkarmış olması sadece ısınma giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bağımsız bölümünde ısınma ihtiyacı duymayan davalı ısınmaya zorlanamayacağından bitişik bağımsız bölümlerin daha az ısınmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle tazminatla sorumlu tutulamayacağı gibi, bir kısım pencere camlarının kırık olması, projeye aykırı olarak duvarın yıkılması gibi iddialar ise Kat Mülkiyeti Yasasının 18. ve 19. maddesi kapsamında açılabilecek rahatsızlık verici eylemlerin, projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirilmesi davasının konusu olabileceğinden, öncelikle açılacak bu davalarla birlikte ileri sürülebileceğinden doğrudan bu nedenlere dayanılarak da tazminat istenemez. Kaldı ki, dava konusu bağımsız bölümde yıkıldığı iddia edilen duvarın proje yerinde uygulanarak projede mevcut bir duvar olup olmadığı da incelenmemiştir. Bundan ayrı davalının tazminatla sorumlu olduğu kabul edilse dahi dava yönetim adına aynı zamanda kat maliki olan Sühendan Ötegem tarafından açılmıştır. Kat Mülkiyeti Yasasının 35.maddesi yöneticinin görev ve yetkilerini belirlemiş olup, bunların arasında kötü kullanım veya projeye aykırılık nedeniyle kat maliklerinin uğradıkları zararların tazmini davası açma yetkisi bulunmamaktadır. Böyle bir davayı açması kat malikleri kurulunun özel yetki vermesi halinde mümkündür. Ancak yönetici aynı zamanda kat maliki olduğundan sadece bağımsız bölüm maliki olarak kendisinin uğradığı zarar varsa bunun için dava açabilir. Diğer kat maliklerinin zararlarının tazminini isteyemez. Öte yandan tespit bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği gibi ısı kaybının tam olarak hesaplanabilmesi için merkezi ısıtma sisteminin işletme rejimi verilerine ihtiyaç olup bu veriler getirtilerek (önceki yıllarda ne kadar yakıt tüketildiği vs. gibi) bir hesaplama yapılmamış teknik teamüller çerçevesinde bir hesaplama yapıldığı belirtilmiştir ki varsa tazmin edilecek zarar gerçek zarar olup varsayımsal hesaplarla belirlenecek bir tazminata da hükmedilemez. Bundan ayrı tespit raporu 2009 yılı Şubat ayında düzenlenmiş bu ay itibarıyla belirlenen aylık ısı kaybının geriye doğru 6 ayın tamamı için aynı kabul edilmiş olması da hayatın olağan akışına aykırıdır. Açıklanan gerekçelerle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.