Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8331 E. 2011/9176 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8331
KARAR NO : 2011/9176
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın 2001 m²’lik bölümü kamulaştırılmış olup, kıymet takdiri raporundan üzerinde farklı yaşlarda 22 zeytin ve değişik cins ve yaşta 26 meyve ağacı bulunduğu, yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden ise; kamulaşmaya konu edilen taşınmaz malın açık tarım arazisi kabul edilerek üzerindeki buğday, zeytin, biber, serada domates ve patlıcan münavebesine göre değer biçilerek diğer ağaçlara ayrıca değer belirlendiği anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bunun için Tarım Müdürlüğünden çevrede ekilmesi mutad ürünlerin hangileri olduğu sorularak saptanmalı ve bilirkişi kurulunca bu ürünler arasında ortalama değeri verebilecek ürünler münavebeye alınmalıdır. Taşınmaz üzerindeki ağaçların bahçe yapılmasına yetecek yaşta ve sayıda olması halinde, bunların kaplayacağı alanın kapama bahçe olarak değerlendirilmesi gerekir. Buna göre zeytinin münavebeye alınacak ürünlerden olamayacağı dikkate alınmadan zeytin, buğday, biber, serada domates ve patlıcan münavebesine göre değer biçilmesi,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde, taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Üretim miktarının yükseltilmesi veya erken hasat için uygulanan tarımsal teknik ve modeller, taşınmazın kendine has ayırıcı özelliğiyle birleşmedikçe, bu tarımsal usullerle elde edilen yüksek üretim miktarı ve turfanda fiyatı uygulanarak taşınmazın net geliri ve dolayısıyla değeri yükseltilemez. Bilirkişi kurullarınca serada domates yetiştirme yönteminin dava konusu taşınmaza, sahip olduğu özel nitelikler şekliyle uygulandığını belirleyen bir değerlendirme yapılmamıştır. Esasen tarım arazisinde, çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalara göre değer biçilir. O nedenle dava konusu taşınmazı açık tarım arazisi kabul ederek mutad ürünlere göre değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden serada domates ve patlıcan ürünleri münavebeye katılmak suretiyle değerinin belirlenmesi,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmakta olduğu halde bilirkişi raporunun domates ve kabak satış fiyatlarında hal ortalamalarını almış olması,
4-Taşınmaza kapama bahçe niteliği vermeyecek olan ağaçların rayiç değerlerinin İlçe Tarım Müdürlüğünden sorularak raporun denetlenmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece 1 nolu bozma nedeninde açıklanan eksikler giderildikten sonra diğer bozma nedenini de karşılar biçimde hükme esas bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun verilere uygunluğu denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.