YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8880
KARAR NO : 2011/12212
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kütüğünde 1970 olan doğum yılının 1964 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’ın nüfus kütüğünde 01.02.1970 doğumlu olarak kayıt edildiğini, gerçek doğum tarihinin 01.02.1964 olduğunu ileri sürerek doğum tarihinin düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacının 25 yaş üzerinde olan kişilerin yaşlarının tespitinin tıbben mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden incelenen nüfus kaydı ve sağlık kurulu raporu içeriklerinden davacı …’ın 01.02.1970 tarihinde …’da doğup 25.07.1970 günü tescilinin yapıldığı, … ilçesi … Köyü C-34, H-45’de nüfusa kayıtlı bulunduğu, 01.03.1995 günü evlendiği, bu kişiye … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunca 16.03.2011 günü verilen raporda 45 yaş civarı ile uyumlu olduğunun bildirildiği, davacının da taraf olduğu … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/274 Esas sayılı davasının 27.01.2011 günlü oturumunda bu davayı açması için …’a yetki verilmiş olduğu, 2010/274 Esas sayılı davanın niteliği itibarıyla o davadaki davacı …’nin …’in kızı olduğunun tespitine yönelik bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin ret kararında gerekçe yaptığı hususlar kural olarak doğru olup Dairemizce de istikrarlı bir şekilde uygulanmakta ise de dava konusu edilen uyuşmazlıkların her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada davacı bulunan … (…) nüfus kaydına göre 03.11.1978 doğumludur. Yukarıda da belirtildiği gibi davacı … 01.02.1970 doğumludur. 1970 doğumlu bir babanın 1978 doğumlu kızının olması tıbben mümkün değildir. O halde kayıtlarda bir hata ve çelişki mevcuttur. Bu çelişkili durumun düzeltilmesi hakimin görevleri arasındadır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak kanıtlanan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.