YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9033
KARAR NO : 2012/416
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz tapu kaydında zeytinlik vasfında olup davacı idare tarafından yapılan kıymet takdirinde de zeytinlik vasfında değerlendirilmiş mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 1.bilirkişi kurulunca da kapama zeytinlik kabul edilerek taşınmaza değer biçilmiştir.
Mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen birinci bilirkişi kurulu raporunun değerlendirmeye alındığı ve bu raporu geçersiz kılacak herhangi bir neden de bulunmadığına göre, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre kapama zeytinlik vasfında olan taşınmaz hakkında birinci bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurmak gerekirken, yeniden keşif yapılıp 2.bilirkişi kurulundan rapor alınarak birinci ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarında belirlenen değerin ortalamasının alınması suretiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi,
2-Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekarda zeytin veriminin genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu, yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan 1. bilirkişi raporunda zeytinde verimin 750 kg üzerinden değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de, ülke genelinde geçerli ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 500 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
3-13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı … Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 22. Maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” hükmünü ve aynı Kanun’un Geçici 1. maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun Geçici 12 nci maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükmünü içermekte olup bu yasal düzenlemeye göre kamulaştırılan taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken, Hazine adına tesciline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 23.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.