YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9825
KARAR NO : 2011/12241
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin … Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesinde (1086 sayılı HUMK. 237) bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil edeceği düzenlenmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; …, …, …, … ve … tarafından İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen) 01.12.2005 gün 2004/40 Esas-2005/453 Karar sayılı hükmüne göre … Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarına karar verildiği, Vakıflar Genel Müdürlüğünce dosya içine sunulan vakfiye ve belgelere göre de, Gurre Cemaziyeevvel 1163 tarihli … Vakfı ile 5 Şevval 1211 tarihli …Oğlu … Vakfı olarak iki ayrı vakıf bulunduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacıların önceden dava konusu yapılmayan 5 Şevval 1211 tarihli …Oğlu … Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitini istemeleri dikkate alınarak kesin hüküm şartları oluşmadığından mahkemece tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.