Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/9983 E. 2011/12808 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9983
KARAR NO : 2011/12808
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın aynen paylaştırılması, mümkün olmadığı takdirde satılarak ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi bir kısım davalılar vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı …, …, … vd. vekillerince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekilleri Av. …, Av…. ile aleyhine temyiz olunan davalı … geldiler. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekiller ile asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1942 parsel numaralı taşınmazın aynen taksim edilmesini, mümkün olmaması halinde satılarak ortaklığın giderilmesini bir kısım davalılar ile davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde kat mülkiyeti kurularak ortaklığın giderilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılarak buna göre karar verilmesini istemişler ve bazı bağımsız bölümlerin davalıların bir bölümü tarafından kullanıldığını belirtmişlerdir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki binaların taksiminin mümkün olmadığı gerekçesi ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan dayanağı gösterilmediğinden denetleme olanağı da bulunmayan bir biçimde satış bedelinin %59,4 ünün davalılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’a kalan satış bedelinin de tapudaki payları oranında taraflara ödenmesine (dayanak gösterilmeden denetlenemeyen biçimde) karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzü (bütünleyici parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilmelidir. Bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu konuda tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhdesatların ve arzın dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı değerleri tesbit edilerek ve bu değerler toplanıp taşınmazın tüm değeri saptandıktan sonra bulunan değer, muhdesat ve arzın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyla ne kadarının muhdesata, ne kadarının da arza isabet ettiği belirlenmelidir. Satış bedelinin dağıtımında, bulunan bu yüzde oranlar gözönünde tutularak muhdesata isabet eden kısmın sadece muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısım da yine payları oranında tüm paydaşlara verilmelidir.
Somut olayda; dava konusu 1942 parsel üzerinde bulunan binalardan E,F,G,H,J,K,L,M blokların inşaatlarının tamamen tamamlandığı, D blokun yalnızca alt katının inşa edildiği, A,B,C ve I blokların hiç yapılmadığı, biten bağımsız bölümlerin davalılardan bir kısmı tarafından kullanıldığı konusunda taraflar arasında bir çekişme olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulunun 04.02.2000 günlü ek raporunda bağımsız bölümlerin yapı değerleri ile zemin değeri tek tek gösterilmiş ancak, satış bedelinin ne kadarının arza, ne kadarının binalara isabet ettiği hesaplanmamıştır.
Mahkemece hüküm fıkrasındaki hesabın ne şekilde yapıldığı, 04.02.2000 günlü rapora dayanılıp dayanılmadığı açıklanmadan ve binaların mütemmim cüzü olduğu arzdan ayrı satılamayacağı dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 825,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine,
temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.