YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11672
KARAR NO : 2012/14340
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalı tarafından ödenmeyen ortak gider alacağının tahsili için yürütülen takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vd. vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi miktar nedeniyle reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalıların, anataşınmazın ortak gider ve aidat borçlarını ödemediklerini, bu nedenle haklarında icra takibine girişildiğini, haksız itirazları sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazların iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş; mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiş, bu karar davalılar …, …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalılar …, … ve …’in temyizleri yönünden;
Temyize konu miktar 1.690 TL sını geçmemektedir.
HUMK nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.690 TL yı geçmeyen kararlar kesin olduğundan bu kişiler yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davalılardan …’ın temyizine gelince;
Davalı yargılama sırasında dava konusu borcun bir kısmının zaman aşımına uğradığını ileri sürerek dava konusu borcun 1996-2008 yıllarına ait olup kendisinin ise bu bağımsız bölüme 2004 yılında malik olduğunu, gecikme tazminatının hesabının denetime elverişli bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dosyanın tetkikinden adı geçen davalının söz konusu iddialarının dikkatli bir şekilde araştırılmadığı görülmektedir.
Mahkemece, bu davalıya ait borç miktarının tespiti bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp ve zamanaşımı itirazı da dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.