YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13333
KARAR NO : 2012/14725
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, Zara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/65 sayılı dosyasında açılan kamulaştırma davasında tapu maliklerinden … oğlu … ve … oğlu …’in kim olduğu belirlenmediğinden mahkemece kayyım atanması hakkında mehil ve yetki verildiğini belirterek kayyım atanmasını istemiş, mahkemece kayyım atanması istenenlerin kimlik bilgilerinin açık olarak bildirilmediği, mahkemece şahıslar hakkında araştırma yapılması gerektiği, kimlik bilgileri açık olmayan şahıslar hakkında gerekli araştırmanın yapılamayacağı ve kayyım atanmasının mümkün olamayacağı gerekçesi ile dava usulden reddedilmiştir.
3561 Sayılı Kanunun 2/1.maddesi uyarınca 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder. Yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere kayyım, sahipsiz mallar ile kimliği bilinmeyen şahıslara atanır. Mahkemece 108 ada 2 parsele ait tapu kayıtları ile tescile esas dayanak belgeleri, kadastro tespit tutanakları getirilip gerekli tahkikatlar da yapıldıktan sonra deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.