Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/14249 E. 2013/2543 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14249
KARAR NO : 2013/2543
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, eczacı olarak görev yaptığını, davalı … Odasının kendisine ait faturaları Sosyal Sigortalar Kurumu’na göndermemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek davalı idareden tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının belli meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileri oldukları; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1.maddesinin (a) fıkrasına göre, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının idari yargı yerinde görülmesi gerektiği hükme bağlanmış; idarenin eylemlerinden doğan zararlar bakımından ise 11.02.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2. bendinde de tam yargı davasının konusunu oluşturacağı, bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde açılması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı, davalı idarenin kusurundan dolayı uğradığı zararının tazminini istediğine göre, mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi yerine işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.