YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3034
KARAR NO : 2012/4600
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, dernek genel kurul toplantısının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dernek temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Derneğin … Şubesi’nin 13.12.2009 tarihinde yaptığı genel kurul toplantısının 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32/b madde ve bendine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle iptalini istemiş, mahkemece, davalı derneğin 13.12.2009 tarihli genel kurul toplantısının kanun ve tüzük hükümlerine aykırı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanununun 32. maddesinin (b) bendinde, genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerinin 500 lira adli para cezası ile cezalandırılacağı, mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebileceği hükmü getirilmiş iken, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32/b bendinde düzenlenen adli para cezasının 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 558. maddesi ile idari para cezasına dönüştürülmüştür. Bu değişiklikten sonra, dernek genel kurul toplantılarının iptalinin, Cumhuriyet Savcıları tarafından talep ve dava hakkı sona ermiştir.
Dernek genel kurulu, derneğin en üst organı olarak tüzüklerinde gösterilen sürelerde ve en geç üç yılda bir toplanmak zorunda oldukları ve dernek üyelerinin serbestçe karar aldıkları toplantılardır. Bu kararlara muhalif kalan üyelerin bir ve üç aylık hak düşürücü süreler içinde kararın iptalini mahkemelerden isteme hakkı bulunmaktadır. Dernek genel kurul toplantılarının iptali veya yok hükmünde olduğunun tespitini isteme hakkı yalnızca dernek üyelerine tanınmış hak ve yetkidir. Bu yetkinin üyeler dışında bir kişi veya organca kullanılması dernek kurma özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir.
Hal böyle olunca, davacı …’nın dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.