YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3041
KARAR NO : 2012/5669
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
Davacı … ile davalı … Müdürlüğü arasındaki davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 05.11.2009 günlü ve 2009/376-407 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2012 gün ve Hukuk 2011/374181 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Akhisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/376 esas ve 2009/407 karar sayılı kararının 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36.maddesine aykırı biçimde davacı …’nin mükerrer olarak isminin tashih edilmesi nedeniyle kanun yararına bozulması istenilmiştir.
Dosyadaki dava dilekçesinde davacının isminin Dudu olduğu ancak gerçekte … olması nedeniyle “…” olarak düzeltilmesinin istendiği ve mahkemece de davacının nüfus kaydındaki isminin Dudu olmasına rağmen Dudu yanında Duygu ismini de kullanmak istediği, isim hakkının kişiye tanınan temel haklardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki nüfus kayıtlarının incelenmesinde ise daha önceden açılan bir dava olan Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/292 esas ve 1975/141 karar sayılı ve 26.06.1975 kesinleşme tarihli kararı ile “Sakin” olan isminin “Dudu” olarak değiştirilmesine karar verildiği ve bu kaydın tashih edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363.maddesine göre ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlarla temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlara karşı yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
29.04.2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Nüfus davaları” kenar başlığını taşıyan 36. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” hükmüne yer verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.10.2011 tarih ve 2011/18-535 E ve 2011/622 K sayılı kararında da açıklandığı üzere davacının babası tarafından daha önceden açılan bir davada davacının da babası ile birlikte dava açtığını kabul
2012/3041-2012/5669
etmek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)’nin 6.maddesi ile 1982 Anayasası’nın 36. (Değişik: 03.10.2001-4709/14 md.) maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” ilkelerine aykırılık teşkil edecektir. Daha önce açılan dava, davacının babası tarafından açılmış olduğuna göre davacı tarafından açılan bir davadan söz edilemeyecektir.
Buna göre;
Davacı isteminin 5490 sayılı Kanunun 36.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ve mahkemece yürürlükteki yasalara mutlak ve açık biçimde aykırılık teşkil eden bir karar verilmemiş olduğundan yazılı emir yolu ile kanun yararına bozulmasını gerektirecek bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.