Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/3773 E. 2012/4415 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3773
KARAR NO : 2012/4415
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 36. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların 27.04.1971 tarihinde kamulaştırıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.1973 tarih ve 1973/1106 Esas-1973/811 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 600 m²’lik kısmında TEK Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, bu hakkın 14.06.1973 tarih ve 874 yevmiye numarası ile tapuya tescil edildiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında irtifak hakkının kadastro tutanağına işlenmediğini, yapılan itiraz üzerine ilan tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı bu haklarının tutanağa işlenemeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek Kamulaştırma Yasası’nın 36. maddesi gereğince dava konusu taşınmazlar üzerinde daimi irtifak hakkının tesisi ile tapuya tescilini istemiş; mahkemece yapılan yargılama neticesi davanın kabulüne karar verilmiş, dava konusu 259 ada 16 parselin paydaşları davalı … …, … …, …, … … ve … … vekili Avukat … tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.07.2010 tarihli ilamı ile temyiz edenler yönünden dava konusu taşınmazın tapu kaydı ile dayanağını oluşturan kadastro tutanağı ve eklerinden kadastro tespitinin 05.08.1977 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca; sadece ilk hükmü temyiz eden davalılar yönünden 259 ada 16 parsel sayılı taşınmazla ilgili açılan davanın reddi gerekirken, davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilmeden, davanın tamamen reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.