Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/9542 E. 2012/9541 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9542
KARAR NO : 2012/9541
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece tespit edilen ve kamulaştırılan taşınmaz malın malikine ödenmesine karar verilen bedelin tutarı 1.113,24 TL’dir. Kendisini vekille temsil ettiren İdare yararına hükmedilen avukatlık ücreti ise 1.100 TL’dir. Anayasamızın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesine göre; Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını …. kamulaştırmaya yetkilidir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi kamulaştırma yapma yetkisine sahip kuruluşların kamulaştırma yapmaları halinde kamulaştırılan taşınmaz malın değerinin tam karşılığını, taşınmaz malın malikine kural olarak ödemek zorundadırlar. Öte yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 10. maddesinin sekizinci fıkrasına göre; hakim, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeline hükmetmelidir. Hakim, karar verirken taşınmaz malikinin eline geçecek bedelin miktarının kamulaştırılanın değerine uygun olup olmadığını gözetmesi gerekir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somut olayda, mahkemece hükmolunan kamulaştırma bedelinin miktarı, işin önemi ve niteliği, hükmolunan şeyin tahammülü dikkate alınarak İdare yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, İdareye avukatlık ücreti verilmesinin kararlaştırılması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yer alan “Davacı İdare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin metinden çıkartılmasına ve hükmün bu şekilde düzeltilmesine, düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.