Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/1836 E. 2013/2930 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1836
KARAR NO : 2013/2930
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malda kurulacak irtifakın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, bilirkişi kurulu raporunda gerekçe gösterilmeden sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak değer biçilmiştir. Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 8.maddesinde idarelerin bu kanuna göre tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır. Uzlaşma aşamasında taşınmazın mal sahibi tarafından ferağının verilmesine kadar geçecek süre içerisinde idarenin, bedelle ilgili olarak malike yapacağı tekliflerin miktarının hukuki hiç bir değeri ve önemi yoktur. Somut olayda
her ne kadar davacı idare davalı mal sahibine kamulaştırmaya esas m² değeri 25,00 TL olarak teklif etmiş ise de davalı bu bedeli kabul etmemiş ve taşınmazın ferağını vermemiştir. Bundan sonra davacı kurum aynı Yasanın 10. maddesine göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın adına tescili için mahkemeye başvurmuştur. Davacı ile davalının yargılamanın ilk oturumunda da uzlaşamadıkları anlaşıldığına göre mahkemece yapılacak iş, 10.madde uyarınca bedeli tespit ettirmek ve bu madde uyarınca işlemleri tamamlayıp bu bedele hükmedip taşınmazın idare adına tesciline karar vermek olmalıdır. Mahkemece yasanın bu buyurucu hükmüne uyulmadan ve dava konusu parselin olduğu bölgenin, … Organize Sanayi Bölgesi yolu üzerinde ve … Organize Sanayi Bölgesinin gelişim sahası içerisinde bulunması, kıymet takdir raporunda taşınmazın beher m² için 25,00 TL öngörülmüş olması gibi soyut ifadelerle taşınmazın m²’sini 60,00 TL/m² olarak belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
3-Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçen tarifenin 12. maddesince 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
4-Kamulaştırma bedelinin tapu maliklerine tapudaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde kamulaştırma bedelinin başvuru halinde davalılara ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.