Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/1897 E. 2013/3127 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1897
KARAR NO : 2013/3127
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortak alana müdahalenin men’i istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, anayapıda ortak yer olan çatı ve teras katına 2 adet kapı yaptırıp, bağımsız bölüm haline getirilerek kiraya verildiğini ileri sürerek davalı ve kiracısının çatı ve teras katına ve çatı merdivenine yaptığı elatmanın önlenmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı anataşınmazın yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini ve yönetime ilişkin diğer hususları düzenleyen, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Buna göre yönetim planı yöntemine uygun biçimde değiştirilmiş ya da iptal edilmiş olmadıkça, bu bağlamda hükümleri yasanın buyurucu kurallarına aykırı düşmedikçe tüm kat malikleri ile onların ardıllarını bağlar. Somut olayda anataşınmaza ilişkin yönetim planının 32. maddesinde çatı katının 2 nolu mesken sahibi tarafından kullanılacağına dair hüküm olduğu anlaşılmaktadır. Bu hüküm uyarınca 2 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalı, çatı katında değişiklik yapmadan burayı olduğu gibi kullanma hakkına sahiptir. Yönetim planında böyle bir kuralın yer almış bulunması yukarıda sözü edilen Yasa maddesinde tanımlanan yönetim planı niteliğine aykırılık oluşturmaz. Bu durumda mahkemece müdahalenin men’i davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dava Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklanan elatmanın önlenmesi davası olup, Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanmasından doğan ve konusu doğrudan para alacağı olmayan bu nitelikteki davalarda, yargı harçları ile avukatlık ücretlerinin maktu tarifeler üzerinden hesaplanıp hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine ve nisbi harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.