Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/3052 E. 2013/5305 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3052
KARAR NO : 2013/5305
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenmiş, mahkemece temsil kayyımı atanmış, davalı … Deterdarlığının 30.05.2012 tarihli yazısı ile yönetim kayyımı atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Köyü 746 parseldeki taşınmaz hissedarları … vd. hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, ancak adlarına tebligat yapılamaması nedeniyle Antalya Defterdarının kayyım tayin edilmesini istemiş, mahkemece 07.10.2009 tarihinde hissedarları ortaklığın giderilmesi davasında temsil etmek üzere Antalya Defterdarı kayyım atanmıştır. Daha sonra 30.05.2012 tarihli Antalya Defterdarlığının yazısı ile; 746 parseldeki taşınmaz hissedarları … vd. hakkında 3561 sayılı Yasa uyarınca kayyım tayin edilmesi istenilmiş, mahkemece aynı dosya üzerinden 08.06.2012 tarihinde ek karar ile talebin kabulüne karar verilmiştir.
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder. Türk Medeni Kanununun 427. maddesi uyarınca ise bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse, vesayet makamının, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağı ve bir yönetim kayyımı atayacağı hükme bağlanmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Somut olayda; dava, Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi ve 3561 sayılı Yasa uyarınca 746 parsel sayılı taşınmaz maliki olan kişilere kayyım tayin edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece talep dilekçesi ilgililere, kayyım adayına tebliğ edilmeden, duruşma ve araştırma yapmaksızın ek karar ile talebin kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında mahkemece Antalya Defterdarlığının, 746 parseldeki taşınmaz hissedarları … vd. hakkındaki Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi ve 3561 sayılı Yasa uyarınca kayyım tayin edilmesi isteminin, ayrı bir esasa kaydedilip taraf teşkili sağlanıp basit yargılama usulü uygulanarak taraflara delillerini sormak, gösterdikleri takdirde delillerini toplamak ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosya üzerinden eksik araştırma ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.