Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/5857 E. 2013/10641 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5857
KARAR NO : 2013/10641
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden bir kısım davalılar vekili Av…. geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca, bilirkişi kurulu arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak kamulaştırma bedelini tespit etmelidir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası gereğince, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazın Kumlu İlçesinde bulunduğu dikkate alınarak, … İlçesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe teşkilatı bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa 2011 yılı itibariyle dekar başına ortalama verimini, üretim giderlerini ve kilogram başına toptan satış fiyatlarını gösterir biçimde ilçe genelinde geçerli olan veri cetvelinin esas alınması gerekirken, bilirkişi kurulunca Hatay İl merkezine ait veri cetveli esas alınarak hesaplama yapılması,
2-Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin genelde ortalama 400- 550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin dava dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytinde verimin 902,52 kg üzerinden değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de, ülke genelinde geçerli olan ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 550 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında 2. derecede kara askeri yasak bölge kapsamında olduğu belirtildiğine göre, bu durumun taşınmazda oluşturacağı kaçınılmaz değer kaybı tespit edilerek belirlenen değerden düşülmemesi,
4-Kamulaştırma nedeniyle dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kesiminin geometrik şekli, yüzölçümü, tarımsal bütünlüğü dikkate alınarak değer kaybı verilmemesi gerekirken artan kesimde % 20 oranında değer kaybına hükmedilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi,
5-11.10.2011 gün ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6200 sayılı …’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen geçici 9. maddenin 3. paragrafında DSİ’nin mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen ve DSİ faaliyetleri için Hazine adına kamulaştırılan taşınmazlardan bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyetinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde DSİ adına re’sen tescil edileceği tescil işlemi nedeniyle hiç bir bedel ve harç alınmayacağı hükmünü içerdiğinden, kamulaştırılan taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi,
6-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut ipotek şerhinin sadece kamulaştırma bedeline yansıtılmasıyla yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde “ipoteğin kalkmasından veya lehine ipotek konulanın muvafakatından sonra kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıların müracaatı halinde kamulaştırma bedelinin varsa işlemiş faizi ile birlikte davalılar … ve …’in hisseleri oranında kendilerine ödenmesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına” da hükmedilmesi,
7-11.10.2011 gün ve 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesi ile “10/12/2003 tarihli ve 5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I) sayılı cetvelin 48 inci ve 51 inci sıraları ile anılan Kanunun eki (II) sayılı cetvelin “B) Özel Bütçeli Diğer İdareler” bölümünün 19 uncu sırası yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun eki (II) sayılı cetvelin “B) Özel Bütçeli Diğer İdareler” bölümüne “42) …” sırası eklenmiştir” hükmü uyarınca yapılan düzenleme ile özel bütçeli idareler kapsamına alınan …’nün 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi hükmünden kaynaklanan yargı harçlarından muafiyetinin ortadan kalktığı gözetilmeden davacı kurumdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.