Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/6955 E. 2013/10647 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6955
KARAR NO : 2013/10647
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. ve davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce aynı yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihi) esas tutulacağı öngörüldüğünden, dava tarihi olan 2012 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken 2011 yılı verilerine göre hesap yapan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı % 5 olarak alındığı halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu oranının % 4 alınması,
3-Dava konusu taşınmazın yerleşim yerlerine ve karayoluna yakınlığı, nazım imar planı revizyonunda gelişme konut alanında kalması gibi hususların tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en fazla % 50 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, % 70 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
4-Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca, arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu 9915 m² yüzölçümlü taşınmazın kamulaştırılan 4386,31 m²’si üzerinde verim çağında 172 adet mandalina ağacı bulunduğuna göre, kapama bahçe olarak değerlendirilmesi doğru olup bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağından taşınmaz üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısından söz edilemez. Başka bir deyişle, taşınmaza kapama niteliği veren mandalina ağaçları dışındaki ağaçların değerinin de kapama bahçe olarak bulunan bedelin kapsamında kaldığı düşünülmeden hükme esas alınan raporda portakal, zeytin, incir, kayısı, nar, badem ve dut ağaçlarının değerinin de kamulaştırma bedeline eklenmesi,
5-Dosya içerisine getirtilen tapu kaydından, dava konusu taşınmazın 151 m²’si üzerinde DSİ lehine eski irtifak hakkı mevcut olduğu anlaşıldığından, bu irtifakın taşınmazda meydana getireceği kaçınılmaz değer kaybının dikkate alınmaması,
6-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut olan Vakıfbank lehine ipotek şerhinin (halen devam ettiği takdirde) tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.