YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8613
KARAR NO : 2013/10078
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava konusu taşınmaz arsa kabul edilerek bu niteliğine göre kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut … Belediye Başkanlığı ve … İl Özel İdaresi (İmar ve İnşaat Dairesi Başkanlığı) tarafından dosyaya gönderilen yazılarda; dava konusu Bıyıklı Köyü 67 ve 52 parsel sayılı taşınmazların belediye sınırları dışında, köy yerleşik alanı içinde olduğu açıklanmıştır.
Yargıtay’ca da benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılabilmesi için; belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması, belediye hizmetlerinin tümünden yararlanması ve fiilen meskûn yerler arasında bulunması gerekir. Bu durumda dava konusu taşınmazların yukarıda açıklanan nitelikleri itibariyle tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa kabul edilip kamulaştırma bedelini buna göre belirleyen raporlara göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arazi niteliğine göre Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11. maddesinin üçüncü fıkrasının özellikle arazilere ilişkin (f) bendi gereğince taşınmaz malın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde, ekilecek ürünler ve bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar gözönünde tutularak, net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar da dikkate alınarak 4. fıkra uyarınca her bir unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma karşılığının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin davaların bu niteliğine göre vekille temsil edilen davacı yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.