Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/12757 E. 2015/2684 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12757
KARAR NO : 2015/2684
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, davalı partinin 10.03.2013 tarihli genel idare kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde; davalı siyasi partinin ilçe başkanı olan davacının görevden alınmasına ilişkin genel idare kurulu kararının iptali istenilmiş, mahkemece süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. maddesinde, hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesinin, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevk eden organ veya merci veya disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararların kanuna, parti tüzüğüne ve iç yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti içi itiraz yollarını kullandıktan sonra son karar niteliğindeki bu karara karşı otuz gün içinde kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebileceği, mahkemenin bu itirazları, diğer işlerden önce ve en geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlayacağı ve bu kararın kesin olduğu; 121. maddesinde de, Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu’nun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin, siyasi partiler hakkında da uygulanacağı; 6100 sayılı Hukuk Muhukemeleri Kanunu’nun 14/2. maddesinde ise, dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede bakılacağı bu yetkinin kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re’sen gözönüne alınacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı siyasi partinin merkezinin Ankara’da olduğu, davanın ise İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açıldığı anlaşıldığından; mahkemece, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddi yerine, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.