Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/18648 E. 2015/7925 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18648
KARAR NO : 2015/7925
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, … Mahallesi 363 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde, taşınmazın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmekte olup tamamı kamulaştırılmış, 459 m² olan taşınmazın üzerinde verim çağında 15 yaşında 3 elma, 15 yaşında 2 kayısı, 20 yaşında 2 ceviz,15 yaşında 1 dut ağacı olmak üzere toplam 8 adet meyve ağacının bulunduğu anlaşıldığından; belirtilen ağaçların dekara düşeceği sayı gıda tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden sorularak taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi yapılarak değer belirlenmesi gerekirken, taşınmazın tarım arazisi yapılarak üzerindeki ağaçlara ayrıca değer verilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti,
2-Mahkemece tespit edilen ve davalılar adına banka hesabına yatırtılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte davalılara ödenmesine karar verildiğine göre; Kamulaştırma Kanunu’nun 27.maddesi gereği acele el koyma bedeli olarak yatırılan miktarın kararda hüküm altına alınan bedelden mahsup edilerek tespit edilen fark bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken bedelin tamamına yasal faiz uygulanmış olması,

3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında; Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı şerhi bulunmasına rağmen, oluşacak değer düşüklüğünü dikkate almayan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki şerhlerle birlikte tesciline karar verilmemiş olması,
5-Davada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda işlem yapılmalı ve usuli kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınmak suretiyle karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.