YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1972
KARAR NO : 2014/7607
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/73-2013/765
Dava ve birleşen dava dilekçesinde, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava ve birleşen dava dilekçesinde, davalının P. Residence Sitesi 4 nolu bağımsız bölümde kiracı olduğunu ve avans borcunu ödemediğini, hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatı istemiş, mahkemece asıl ve birleşen dosya ayrımı yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; asıl davaya dayanak icra takibinde, Eyüp 2. İcra Müdürlüğünün 2010/4332 takip sayılı dosyasında Ağustos 2009-Temmuz 2010 arası 4.715,00 TL asıl alacak, 1.233,95 TL işlemiş faiz, birleşen İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/10 Esas-424 Karar sayılı dosyasına dayanak icra takibinde ise; (İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/17062 takip sayılı dosyası) Aralık 2010-Temmuz 2011 arası 1.529,00 TL asıl alacak, 375,00 TL işlemiş faiz talep edilmiştir.
Davalı borçlu birinci takipten ve asıl davadan sonra, ikinci icra takibinden dolayısı ile birleşen dosyadaki davadan ise önce toplam 7.684,00 TL ödeme yapmış, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ise iki ayrı icra takibi ve iki ayrı itirazın iptali davası olduğu hususu dikkate alınmadan yapılan ödemeler tek hesap üzerinden mahsup edilmiş ve davalının 1.529,00 TL asıl alacak, 347,32 TL işlemiş faiz borcu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda davasıdır. Genel hükümlere göre açılan davalarda kural olarak haklılık durumu dava tarihine göre belirlenir. İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu dava tarihi itibariyle belirlenmelidir. İtirazın iptali davalarında takipten önce veya takipten sonra olup itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan
ödemeler gözetilir. Ancak itirazın iptali davası açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Mahkeme vereceği kararda dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınması şeklinde hüküm oluşturmalıdır. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır ki, bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratacaktır. Mahkemece açıklanan hususlara riayet edilmeksizin, dava tarihinden sonra (asıl dava yönünden) yapılan ödemeleri mahsup ederek hesaplama yapan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması ile infazda tereddüt oluşturacak şekilde itirazın hangi takip yönünden iptaline karar verildiğinin belirtilmemesi,
2- Kabule göre de;
Dosyada iki ayrı dava bulunduğuna göre asıl dava ve birleşen dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.