Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/488 E. 2014/3430 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/488
KARAR NO : 2014/3430
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ : Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla)
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2012/132-2013/16

Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, davalı ile evlilik dışı beraberliklerinden 13.07.2006 doğumlu Gümüş’ün doğduğunu belirterek babalığın tespitini istemiş, mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 301. maddesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. 342.maddesinde ise ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuklarının yasal temsilcileri olduğu düzenlenmiştir. Ana açtığı davada, evlilik dışı ilişkisinden doğan çocuğun babasının belirlenmesini, davalı ile çocuk arasında soybağının hükümle kurulmasını istediğine göre, davanın çocuk adına ve onu temsilen de açıldığının kabulü gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 337.maddesi uyarınca evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de, kanun koyucu, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayacağı ilkesinden hareket ederek aynı Yasa’nın 301/3. ve 426/2. maddelerinde küçük için kayyım tayin edilmesini ve davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını öngörmüştür. Böylece yargılamada ana ve babanın çocuk aleyhinde birleşmeleri ve onun zararına bir durumun ortaya çıkması önlenmek istenmiştir. Aynı Yasa’nın 303/2. maddesinde ”Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.” hükmü hakkındaki Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, mahkemenin karar tarihinden önce 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri uyarınca Hazine’ye davanın ihbarının sağlanması, küçüğe kayyım atanarak davaya katılmasına imkan verilmesi, DNA incelemesi de yapılmak suretiyle deliller değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.