YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5664
KARAR NO : 2014/8682
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2011/459-2013/502
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 24.611,17 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalılardan Y.. A.., Eyüp 5. Noterliğince düzenlenmiş 06.08.2001 gün ve 22857 yevmiye numaralı yüklenme ve kefalet senedine göre yükümlü U.. A..’e askeri lisede yapılan masrafların kanuni faizinin 18.983.457.000 TL’sine (18.983,45 YTL) kefil olmuş ve mahkemece de, bozmadan önceki her iki kararda bu davalı kefalet senedi hükümlerine göre yükümlü U.. A.. ile birlikte, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu husus Dairemizce bozma sebebi yapılmadığı halde davacı lehine usuli kazanılmış hak kuralı ihlal edilmek suretiyle ve kefalet senedi hükümlerine de aykırı biçimde davalı Y.. A.. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş olması,
2-Davalıların borcu yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin, dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre tespiti gerekir. Bu sebeple; mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6353 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı davaya konu asıl alacağın red ve kabul edilecek miktarları bilirkişiye hesap ettirilip bu miktarlar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.