YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10541
KARAR NO : 2015/12591
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde,. Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal taşınmaz ve dava konusu taşınmazın Kamulaştırma Kanunu 11.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince emlak vergi değerleri aynı olduğu halde emsal taşınmazı dava konusu taşınmaza göre 5 kat değerli kabul edilmiş olması emsalin dava konusu taşınmaza uygun emsal olmadığı izlenimini uyadırmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11. maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu üretici fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
./..
2015/10541-2015/12591 -2-
Mahkemece tarafların vereceği yada re’sen belirlenecek emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, kamulaştırılan taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasası’nın 18. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında göz önünde tutulması ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsallerin 2013 yılı itibariyle emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili belediye başkanlığından getirtilip karşılaştırılarak değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir. Mahkemece tüm bu hususlara riayet edilmeksizin düzenlenen rapor doğrultusunda hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınarak incelenen taşınmazın m² değerinin dava (değerlendirme) tarihinde güncellenmesi sırasında, 2013 yılı Mart ayına ait endeks rakamının 15109,23, 2012 yılı Kasım ayı endeks rakamı 15051,77 alınarak emsalin değerinin 55,489 TL/m² bulunması gerekirken, bilirkişi kurulu tarafından dayanağı gösterilmeyen rakamlar alınarak hatalı m² fiyatına ulaşılması,
3-Kamulaştırma bedeline işletilecek faizin başlangıç tarihi 23.07.2013 olması gerekirken, faiz başlangıç tarihinin 20.07.2013 olarak belirlenmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.