Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/11787 E. 2016/7580 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11787
KARAR NO : 2016/7580
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVALI (KÜÇÜK) : ….
KAYYIM : …
Davacı, soybağının reddi kararının tavzihini istemiş, mahkemece, tavzih isteği reddedilmiş, tavzih isteminin reddine dair bu karar, tavzih isteyen tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 17.12.2014 tarihli tavzih istemine ilişkin dilekçesinde; mahkemece verilen … hakkındaki soybağının reddi kararının sadece tespit içerdiğini, bu haliyle nüfus müdürlüğü tarafından kayıtlara işlenemediğini, bu sebeple soybağının reddine dair kararın tespit ve tescili içerecek şekilde tavzihine karar verilmesini istemiş; mahkemece, “kararın niteliği gereği tavzihinin gerekmediği” belirtilerek istek reddedilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305’nci maddesi; hüküm, yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birine, hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteme olanağı tanımıştır. Tavzih talebi ve usulü, aynı Kanunun 306’ncı maddesinde gösterilmiştir. Buna göre; tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf cevap verirse, bu cevap da tavzih talebinde bulunana tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme, tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304’ncü madde gereğince işlem yapar.
Davacının, hüküm fıkrasının tavzih edilmesi talebini içeren 17.12.2014 tarihli dilekçesinin, yukarıdaki usule uyularak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken, kanunda gösterilen usule uyulmadan karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan kabulü ile hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428’nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.