Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/17710 E. 2016/12724 K. 06.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17710
KARAR NO : 2016/12724
KARAR TARİHİ : 06.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, vakıf zararının tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü:
1-Davalılardan …, , … ve … yönünden:
Davanın sözü edilen davalılar hakkında reddedilen miktarı dikkate alındığında, davalıların payına düşen tazminat miktarları karar tarihi itibarıyla1.890,00 TL’lik temyiz kesinlik sınırının altındadır. 6100 Sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK.nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.890,00 TL’yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen toplam 26 adet icra takip dosyanının incelenmesinden, alacaklının … İli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, borçluların ise vakfın mütevelli heyeti üyeleri oldukları, açıklamalar kısmında takibe konu alacağın SSK primlerinin yatırılmaması veya geç yatırılmasından kaynaklanan sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası olmak üzere toplam 60.296,46 TL nin davacı vakıf tarafından ödenmesi sebebiyle sorumlu davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre davacının alacağının dayanağını oluşturan vakfa ait icra takibine konu alacak bakımından kayıt, defter ve belgeler getirtilip tarafların delilleri toplanıp iddiayla ilgili ayıntılı yeni bir bilirkişi kurulu incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine mahkemece, idari para cezaları ve gecikme zammı gibi ödemelerin vakıf tarafından karşılanamayacağı, yöneticilerin sorumluluğunu gerektirdiği düşünülmeden, davacı vakıf tarafından ödenen tazminatların kamu kaynaklarının kullanılarak nihai olarak kamuya ödendiği, zararın aslında gerçek bir zarar olmadığı olsa bile süreç içinde anonimleştiği gibi bilimsel ve hukuki gerçeklerle bağdaşmayan gerekçeler ihtiva eden raporun esas alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.