YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4450
KARAR NO : 2015/19225
KARAR TARİHİ : 29.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, icra dosyasındaki bakiye alacağın tespiti ile bakiye alacak miktarı yönünden itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin taktirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle hükmedilen tazminata ilişkin ilam 28.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ilamın kesinleşmesini beklemeden 19.10.2010 tarihinde icra takibine başlamış, takip talebiyle asıl alacağa, dava tarihinden itibaren Anayasanın 46’ncı maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanan 334.336.00 lira işlemiş faiz talep etmiştir. İlamdaki asıl alacak miktarı 143.185.24 liradır.
Borçlu idare, takiple talep edilen asıl alacak ve yasal faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz miktarını (toplam 334.846.47 lira olarak) 29.12.2011 tarihinde icra veznesine yatırmıştır.
Bu durumda ilamın kesinleştiği tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar Anayasanın 46’ncı maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmalıdır. İlam 28.03.2011 tarihinde kesinleşmiş, ödeme 29.12.2011 tarihinde yapılmıştır. Kesinleşme tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içinde Anayasa 46’ya göre (% 16.80 oranında) hesaplanan faiz miktarı: 18.108.16 liradır. Davacı bu miktarın ödeme tarihine kadar geçen süredeki yasal faiz oranı üzerinden hesaplanan kısmını ödemeyle birlikte tahsil etmiştir. O halde, ilamın kesinleşmesinden başlayarak ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz miktarının hesaplanarak, bu miktar esasen tahsil edilmiş olduğuna göre, bulunacak bu miktarın, kesinleşme tarihinden ödeme tarihine kadar Anayasanın 46’ncı maddesine göre kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz miktarından düşülmesi, davacının faiz alacağının buna göre hesaplanması gerekir. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.