YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9936
KARAR NO : 2016/6997
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KISITLI ADAYI : …
MÜDAHİL : … vd. Vek.Av….
Dava dilekçesinde, kısıtlı adayının akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınması istenilmiştir. Mahkemece davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesi ile; Almanya’da bulunan Türk vatandaşı …’un, Türk Medeni Kanununun 405’nci maddesinde yer alan sebeple kısıtlanarak vesayet altına alınması talep edilmiş, mahkemece; “ilgilinin Almanya’da yaşadığı, yatalak hasta olması sebebiyle Türkiye’ye seyahat ve naklinin mümkün olmadığı, bu sebeple muayeneye sevkedilerek sağlık kurulu raporu aldırılması imkanının bulunmadığı, fiili imkansızlığın mevcut olduğu” gerekçesiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı adı geçenin kızı … temyiz etmiştir.
Vesayet işleri, çekişmesiz yargı işi (HMK. m. 382/2-b-19) olup, aksine hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesi geçerlidir (HMK. m. 385/2) Hakim, talepte bulunan veya ilgili tarafından gösterilmemiş olsa bile re’sen delil toplama yetkisine sahiptir. Kısıtlanması talep edilen ilgilinin yurt dışında bulunması ve yatalak hastalığı sebebiyle Türkiye’ye seyahatinin ve naklinin mümkün olmaması, kısıtlama talebinin esasının incelenmesine engel değildir. Bulunduğu ülkede muayene ettirilmesi olanağı varsa, istinabe yoluyla bunun o ülke makamlarından adli yardımlaşma hükümlerine göre istenmesi imkan dahilindedir. Türkiye, “Hukuki ve Ticari Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkındaki ….tarafıdır. Aynı sözleşmeye ilgilinin bulunduğu Almanya da taraf olduğuna göre, bu sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin ….ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünce hazırlanan genelge hükümlerine göre, kısıtlanması talep edilenin bulunduğu ülkede
…
muayenesi yaptırılmak suretiyle sağlık kurulu raporu aldırılmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak; mümkün ise, bulunduğu ülke makamlarından rapor aldırılması, bu yolla delil elde edilmesi; değil ise, “Hukuk Usulüne ….”nin istinabeye ilişkin hükümlerinden yararlanılması ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, anılan sözleşme hükümlerine göre delil elde edilmesi yoluna başvurulmadan, yazılı gerekçe ile karar vermekten kaçınılması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.