YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10120
KARAR NO : 2017/9012
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanık hakkında hüküm kurulurken, hapis cezasının ertelenmemesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmemesini gerektirir özelliklerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde tartışılıp değerlendirilmeden, suçlunun kişiliği, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ve ekonomik durumu göz önünde bulundurulmadan, adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansımış bir olumsuz kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezanın hapis cezasında bırakılması,
2)Keşif sırasında, tutanak düzenleyicisi olan tanıkların yeminleri yaptırılmadan ve birlikte dinlenilmeleri suretiyle CMK’nın 52. maddesine aykırı davranılması,
3)Sanık hakkında düzenlenen iddianamede suça konu yerde bulunan sabit tesislerin müsaderesi talep edilmemiş olmakla, müsadere konusunda ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
4)Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
5)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de,
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.