Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/10170 E. 2016/16151 K. 21.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10170
KARAR NO : 2016/16151
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın eylemlerinin kül halinde TCK’nın 43. maddesindeki zincirleme suçu oluşturması karşısında; sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93/1-2, TCK’nın 43. maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken işgal eyleminin ikinci açma tarihine kadar devam ettiği gözetilmeden, iki ayrı suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayin edildiği gibi; ayrıca ilk hükümden sonra katılan temsilcisi tarafından verilen temyiz dilekçesinde ihtimale binaen temyiz talebinde bulunulabileceğini belirtmesine ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesine karşın temyiz talebinde bulunulmadığı ve bu nedenle ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, ilk hükümde verilen cezadan fazla cezaya hükmedilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
2-6831 sayılı Kanun’un suç tarihinden sonra 26.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılarak, dosya içerisinde bulunan keşif ve bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman kadastrosu ve 2-B uygulamasının yapılmadığının, 3402 sayılı Yasa uyarınca kadastro çalışmalarının yapıldığının belirtildiği, ancak mahkemenin kararında ve gerekçesinde 2006 yılında gerçekleşen tarla açma suçundan dolayı yaptığı uygulamada orman kadastrosu yapılmamasına rağmen suçun orman kadastrosu yapılan yerde gerçekleştiğini gerekçe göstererek sanık hakkında 93/2. maddesi uyarınca 1 kat arttırım yaparak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.