YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14812
KARAR NO : 2016/670
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Defter ve belgeleri gizleme suçunu işlediği iddia olunan sanığın savunmasında, oğlu Serkan Aközgürer’in iflas etmesi nedeniyle kendi adına işyeri açıldığını, işyerinin nerede olduğunu dahi bilmediğini, oğluna vekalet verdiğini ve işyerini oğlunun takip ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın oğlu olan kişinin dinlenilerek sanığın suç tarihinde mükellefiyete konu işyerini idare edip etmediği araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmemek suçunda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
c- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.04.2008 yerine 2008 olarak eksik gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.