Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/15846 E. 2016/1260 K. 04.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15846
KARAR NO : 2016/1260
KARAR TARİHİ : 04.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1447 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, hükmolunan ceza miktarı nedeniyle sanığın duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 318/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın üzerine atılı şikayete bağlı suçun, 5237 sayılı TCK’nun 73 ile 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu nazara alınarak taraflara uzlaşma teklif edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule göre de;
a) … İcra Müdürlüğü’nün 2007/5963 talimat sayılı dosyasından 22/04/2008 ve 07/05/2008 tarihlerinde yapılan kıymet takdiri ve tespit işlemi neticesinde ticari işletme rehnine konu eşyaların bir çoğunun adreste bulunmadığının tespit edilmesi üzerine yapılan şikayet neticesi sanık hakkında yargılamaya konu kamu davasının açılmış olması karşısında, öncelikle söz konusu icra tutanaklarının onaylı birer suretlerinin dosyaya getirtilmesi, 22/04/2008 tarihli tutanak ile bir kısım eşyaların mahallinde bulunmadığının tespit edildiği nazara alınarak şikayet süresinin bu tarihte başlayacağı, 07/05/2008 tarihinde yapılan ikinci tespitteki tutanak içeriği eksik eşyaların suçun öğrenilme tarihini değiştirmeyeceği gözetilip, söz konusu 22/04/2008 tarihli tutanakta alacaklı vekili olarak gösterilen Av. …’ın katılanı temsil yetkisinin bu anlamda vekaletname yahut yetki belgesinin mevcut olup olmadığının belirlenmesi, bu suretle 22/04/2008 tarihli tutanak içeriği eksikliklerin katılan tarafından öğrenildiği tarihin kesin olarak saptanması ve sonucuna göre 6 aylık yasal süre içerisinde şikayetin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında verilen hapis cezasının üst sınırdan tayin edilmesine rağmen, aynı gerekçeyle gün adli para cezasının 10 gün olarak belirlenmesi suretiyle ceza tayininde çelişkiye düşülmesi,
c) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 04/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.