YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15918
KARAR NO : 2018/7043
KARAR TARİHİ : 11.06.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5977 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Biyogüvenlik Kanunu, 2. maddesinde, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO), GDO’lardan elde edilen ürünler, GDO ve ürünleri, işleme, piyasaya sürme , bulaşan gibi önemli teknik terimlere dair tanımlara yer vermiştir.
Buna göre:
Genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO): Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş, insan dışındaki canlı organizmayı,
GDO’lardan elde edilen ürünler: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilmekle birlikte GDO içermeyen veya GDO’dan oluşmayan ürünleri,
GDO ve ürünleri: Kısmen veya tamamen GDO’lardan elde edilen, GDO içeren veya GDO’lardan oluşan ürünleri,
İşleme: GDO ve ürünlerinin, gıda, yem veya diğer amaçlarla kullanılmasını sağlamak için yapılan ve ürünün ilk halini önemli ölçüde değiştiren herhangi bir faaliyeti,
Piyasaya sürme: Bu Kanun kapsamındaki her türlü ürünün bedelli veya bedelsiz olarak piyasaya arzını, ifade etmektedir.
5977 sayılı Kanun kapsamındaki ürünlerin ithali, üretimi, işlenmesi, çevreye serbest bırakılması gibi faaliyetler insan, hayvan ve çevre sağlığı bakımından dolayı önemi sebebiyle bir rejime tabi tutulmuş ve bu sisteme aykırı fiiller ise suç veya kabahat olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda olmak üzere;
Biyogüvenlik Kanunu’nun 15/1. maddesinde “GDO ve ürünlerini bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ithal etme, üretme veya çevreye serbest bırakma” fiili suç olarak tanımlanarak beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
Kanunun 15/2. maddesi de, “Bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ithal edilen veya işlenen GDO’ları veya GDO ve ürünlerini, ithal izninde belirlenen amaç ve alan dışında kullanma, satışa arz etme, satma veya devretme ya da bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alma, kabul etme, nakletme veya bulundurma” fiili suç olarak tanımlanmış ve dört yıldan dokuz yıla kadar hapis ve yedi bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince;
… İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerince 14.06.2012 tarihinde Sercan Ticaret isimli işletmede yapılan denetim sırasında firmada bulunan ” …Kakaolu Fındık Kremeası” isimli üründen alınan numunenin…Gıda Tarım Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildiği, 26.06.2012 tarihli muayene ve analiz raporunda ürün içerisinde GDO tespit edildiği belirtilmiş ise de, tespit edilen GDO oranına ilişkin bir ibarenin raporda yer almadığı, şahit numune üzerinde itiraz hakkının kullanılmasının ardından …Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğüne şahit numunenin gönderildiği, 15.10.2012 tarihli şahit numune muayene ve analiz raporunda da daha önceki raporu teyit eder şekilde ürün içerisinde GDO tespit edildiğinin belirtildiği ancak tespit edilen GDO oranına ilişkin bir ibarenin raporda yer almadığı, incelemeye konu ürünün, sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu … İlinde faaliyet gösteren …Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından üretildiğinin saptanması üzerine sanık hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu’nun 15/1. maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiği ve yapılan yargılama sonucu sanık hakkında anılan madde uyarınca mahkumiyetine dair karar verildiği görülmüş ise de; sanığın savunmasında, sahibi ve yetkilisi olduğu firma tarafından üretilen ürün içerisinde kullandıkları soya ununu … End. Gıd. San. Ltd. Şti. firmasından, lesitini ise … End. A.Ş isimli firmadan tedarik ettiklerini, temin edilen bu hammaddelerin içeriğinde GDO bulunmadığına dair garanti alındığını, bu firmalardan yapmış olduğu alımlara ilişkin faturaları dosyaya sunduğunu beyan etmesi, dosyada içeriğindeki 20.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın kakaolu fındık kreması üretiminde kullandığı maddeler arasında GDO içermesi muhtemel ürünlerin soya unu veya lesitini olduğunun, bu maddelerin ithalatçısının sanığın firması olmadığının ancak üretim için temin edilen bu ürünler üzerinde sanığın firmasınca denetim yapılması zorunluluğu bulunduğunun belirtilmesi, dosya içeriğine göre lesitin adlı ürünün … firması tarafından 28.09.2011 tarihinde… den ithal edildiğinin, soya ununun ise…Gümrük Müdürlüğünün 28.05.2012 tarihli oluru üzerine …Gıda Ürünleri Ltd. Şti. tarafından ithal edildiğinin Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının 12.04.2013 tarihli yazısı ile sabit olması, sanığın soya unu için ibraz ettiği faturanın bu ürünün ilgili firmaca ithalinden önceki bir tarihe ait olduğunun görülmesi karşısında, sanıkça ibraz edilen faturalar üzerinde inceleme yapılarak bu ürünlerin ithalatına ilişkin belgelerin temin edilerek incelenmesi, varsa analiz ve muayene raporlarının temini ile bu husus netleştirildikten sonra sanığın üzerine atılı suç yönünden kastının bulunup bulunmadığı hususu ile birlikte, 29014 sayılı ve 29.05.2014 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 13/8/2010 tarihli ve 27671 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen ” GDO bulaşanı” kavramı açısından da değerlendirme yapılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine dair karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-) Sanığın eyleminin 5977 sayılı Kanun’un 15/2. maddesinde düzenlenen suç tipine uymasına rağmen, aynı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
../…
2-) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.