YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17731
KARAR NO : 2016/18559
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
Tebliğname No : ….
Seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi suçundan sanık … 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğinin Önlenmesine Dair Kanun’un 14/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1-2. maddeleri gereğince 1.200,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2015 tarihli ve … esas, … sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 11/09/2015 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2015 gün ve….sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 6222 sayılı Kanun’un 18/1. maddesinde, “Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.” ve 3. maddesinde “ Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında sanığın, 18/08/2013 tarihinde ….-….takımları arasında oynanan…..müsabakasında 6222 sayılı Kanun’un 12/1-b maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle hakkında …. Emniyet Müdürlüğünce işlem başlatıldığı ve hakkında aynı Kanun’un 18/3. maddesi gereğince seyirden yasaklanmasına karar verildiği, sanığın aynı eylemi nedeniyle emniyet birimlerince düzenlenen 18/08/2013 tarihli tebliğ ve tebellüğ belgesiyle hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18/3 maddesi gereğince, seyirden yasaklama koruma tedbirine hükmedildiği, bu tedbire 24/09/2013, 27/09/2013, 06/10/2013, 30/10/2013, 03/11/2013, 08/11/2013 tarihlerinde uymaması nedeniyle emniyet birimlerince yapılan bildirim üzerine, …. Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılmasını müteakip, sanığın anılan Kanun’un 14/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1-6222 Sayılı Kanunun “Seyirden Yasaklama” başlığı altında düzenlenen 18/3.maddesi gereğince verilen seyirden yasaklama kararının bir koruma tedbiri olduğu, anılan Kanun’da seyirden yasaklama kararının koruma tedbiri olarak verildiği hallerde hangi makam tarafından verileceğinin belirtilmediği, ancak anılan Kanun’un 18/5.maddesine göre, “Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri; a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi, halinde derhal kaldırılır.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, seyirden yasaklama tedbirinin kişi özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğurması nedeniyle, hakim onayına tabi olması gerektiği, bu nedenle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2- Adı geçen sanık hakkında ….Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2013 tarihli iddianamesi ile anılan Kanun’un 18/1 ve l8/9. maddelerinde düzenlenen “Seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi” suçundan 6 kez cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı halde, sanık hakkında tek suçtan mahkumiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 12/12/2013 tarihli iddianameyle 6222 sayılı Kanun’un 18/1,18/9. maddeleri uyarınca seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi suçundan kamu davasının açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı …Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 07/01/2015 tarihli raporuna göre, sanıkta cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı ve suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu ” şeklinde görüş bildirildiği nazara alınarak,
6222 sayılı Kanun’un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun önödemeye tabi olması ve yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmesi karşısında; soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açıldığı gibi mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 75/3. maddesi yollamasıyla, aynı maddenin 2. fıkrasına göre sanığa usulüne uygun önödeme işlemi yapılmadan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, bu konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği husununda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.