YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17771
KARAR NO : 2016/18974
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
Kaçak orman emvali nakletme, biçme, işleme, kabul etme, kullanma, satma, satınalma veya bulundurma suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda …Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/09/2014 tarihli ve 2014/6094 soruşturma ve 2014/4067 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii …Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/02/2015 tarihli ve 2015/331 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 12/08/2015 gün ve 53049 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve KYB. 2015-294243 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçiler ile şüpheliler arasındaki anlaşmazlığın özel hukuk hükümleri çerçevesinde kalıp hukukî ihtilaf niteliğini taşıması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli Öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin atölyesinde bulunan orman emvaline yönelik sonradan ibraz etmiş olduğu faturaların suça konu orman emvaline ait olup olmadığının tespit edilmediği ve bu nedenle işin gerçeğinin araştırılmasına yönelik olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı orman işletme müdürlüğü vekilince yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden …Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/02/2015 tarihli ve 2015/331 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.