Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/18754 E. 2017/4249 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18754
KARAR NO : 2017/4249
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıklara isnat edilen suç, “İİK’nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında: “haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını, ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile aynı Kanun’un 331/4. maddesinde ise “Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde yer verilen hükümler karşısında,
“Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek” suçuna ilişkin kastın tespiti açısından, ipotekli taşınmazlarda yer alan fabrika binalarının yıkılıp yıkılmadığı, yıkılmışsa kim tarafından yıkıldığı ve taşınmaz rehni sözleşmesi kapsamında teslim edilen eklentilerin nelerden ibaret olduğu, bu eklentilerin başka adrese taşınıp taşınmadığı, bunların değerleri ile taşınmışsa kim tarafından taşındığı, bu eklentilerden hangilerinin, kim tarafından nakit sıkıntısını aşmak için satıldığı veya devredildiği ve hangi borçları ödemek için satış bedellerinin kullanıldığı hususlarının araştırılarak belirtilen konularda bilirkişi raporu da alınarak bir hüküm kurulması gerekliyken bu hususlar yerine getirilmeksizin ve temliklerin sırasına göre şikayetçinin bu durumdan haberi olup olmadığı hususları tartışılmadan, sanıkların savunmaları arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.