Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/19494 E. 2016/18154 K. 17.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19494
KARAR NO : 2016/18154
KARAR TARİHİ : 17.05.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Güvenlik Tedbiri

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-6222 sayılı Kanun’un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber 12. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Bu suçta yer alan sokmak kelimesi, yasak olan alet veya maddelerin spor alanlarının içine alınması şeklinde anlaşılmalıdır. Yasak alet veya maddeler taşınır olduğu için, spor alanına sokulma şeklinin bir önemi bulunmamaktadır. Elde taşınarak, kişinin üzerinde, ayakkabı veya çanta içinde saklanarak hatta yutularak sokulması da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Bu suçlarda korunan hukuki yarar, spor alanlarında bulunan kişilerin genel sağlık ve güvenliği olup, bu suçla spor alanında bulunan kişilerin hayatı, sağlığı ve malvarlığı açısından tehlike doğurabilecek alet veya maddelerin spor alanlarına sokulması cezalandırılmaktadır. Buna göre, kişinin bu alet veya maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşumu açısından yeterli olup, bu alet veya maddelerin spor alanlarında kullanılıp kullanılmaması önem taşımamaktadır. Bu fiil eğlenme veya kutlama için olsa bile bu suç oluşacaktır.
6222 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde, anılan Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde cezalandırılması öngörülmüştür. Burada, anılan Kanun’un 13/2. maddesinden farklı olarak, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanında kullanan kişinin bu suretle müsabaka düzeninin bozulmasına yol açması cezalandırılmaktadır. Bu suç açısından, müsabaka düzeninin bozulması objektif cezalandırılabilme şartını teşkil etmektedir. Failin kastının müsabaka düzeninin bozulmasını kapsaması bu suçta aranmayacağından, fail, bu alet veya maddeleri spor alanında kullanmakla müsabaka düzeninin bozulmasını öngörmüş olmasa bile bu madde çerçevesinde cezalandırılacaktır. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Polis memurlarınca düzenlenen olay ve yakalama tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğindedir. Tutanakta belirtilen olgu ile dosya içeriğindeki diğer deliller çelişmesi halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 20.02.2013 tarihinde … – … futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, 6222 sayılı Kanun’un 12/1-b maddesi kapsamına giren meşaleyi yakmak suretiyle üzerinde bulundurması biçiminde açıklanan eyleminin, sanığın müsabaka sırasında yaktığı meşale ile müsabakanın düzenini bozduğuna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir delil olmaması da dikkate alınarak, 6222 sayılı Kanun’un 13/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturabileceği gözeltilerek, sanığın kolluk aşamasındaki müsabaka esnasında hiçbir şekilde meşale yakmadığına ve kovuşturma aşamasındaki tanımadığı bir kimsenin meşaleyi yakarak yere bıraktığını, önce eşinin söndürmek için eline aldığını daha sonra eşinin elinden alıp su ile söndürdüğüne yönelik savunması karşısında, 20.02.2013 tarihli tutanak ile sanığın savunması arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından; söz konusu tutanak altında imzası bulunan polis memurlarının ve sanığın eşinin duruşmaya davet edilip tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Gerekçeli karar başlığında “20.02.2013” olan suç tarihinin gösterilmemesi,
b-Hapis cezası adli para cezasına çevrilirken TCK’nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c-Kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirilen sanık hakkında; güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarının seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi “…Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer…” hükmünün uygulanması gerekirken, mahkemece anılan Kanun’un 18/6. maddesi gereğince kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarından seyirden yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.