Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/20106 E. 2016/19914 K. 20.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20106
KARAR NO : 2016/19914
KARAR TARİHİ : 20.06.2016

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Mahkemece 09.05.2012 tarih ve 2010/2252 esas 2012/567 karar sayılı hüküm ile sanıkların mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar müdafi tarafından verilen 09.05.2012 tarihli itiraz süre tutum dilekçesinin süresinde ve temyiz dilekçesi olarak kabulü ile daha sonradan yapılan tüm işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, 09.05.2012 tarih ve 2010/2252 esas 2012/567 karar sayılı hükme yönelik incelemede,
1-Sanık …’nin borçlu şirketi temsil ve idare görevinin bulunmadığı anlaşılmakla, beraatine karar verilmesi yerine cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanık … yönünden ise; İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; öncelikle borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden muhasebecisi belirlenip buradan veya zabıta marifetiyle ticari defterler ve banka hesapları temin edilerek, borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken; sadece vergi dairesinden gelen 2004-2005-2006 yıllarına ait kurumlar vergisi bayannamelerine göre hazırlanan yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de,
a)Sanık …’nin suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında tayin olunan 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Anayasa’nın 141, CMK’nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan tanıyacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadanbaşlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.