Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/21525 E. 2017/11639 K. 26.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21525
KARAR NO : 2017/11639
KARAR TARİHİ : 26.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Şikayet Hakkının Düşürülmesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanık hakkında 337/a maddelerine ilişkin olarak olarak incelemede,
Borçlu şirketin … Vergi Dairesi tarafından 30.06.2011 tarihinde resen terk ettirildiği, şikayetin ise 22.03.2013 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde yazılı bir yıllık süreyi geçirdikten sonra, şikayetçi olduğundan şikayet hakkının düşürülmesi kararının bu nedenle verilmesi gerekmesi nedeniyle, sonuç itibariyle doğru olan karara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA.
2-Sanık hakkında İİK’nın 333/a maddesine ilişkin olarak yapılan incelemede,
a-Şikayetçiler … ve … tarafından yapılan şikayetler hakkında kurulan hükümlerin incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı “ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi” suçunun takibi şikayete bağlı olup, bu suçta suç tarihinin, icra takibinin kesinleştiği tarih olması ve şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen süreler geçtikten sonra 22.03.2013 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sonuç itibariyle doğru olan şikayet hakkının düşürülmesi kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b-Şikayetçi … tarafından yapılan şikayet hakkında kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı bulunan ve İİK’nın 333/a maddesinde yaptırıma bağlanan “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi” suçunun oluşabilmesi için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin ödeme gücüne sahip olmaması ve hukuken veya fiilen şirketi yönetim yetkisine sahip olan sanıkların alacaklıyı zarara sokmak kastıyla şirket borcunu ödememesi, ayrıca bu eylemin başka bir suçu oluşturmaması gerekmekte olup, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için borçlu şirket defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde karşılaştırılmalı olarak bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının takdiri gerekirken hiçbir araştırma yapmadan sadece terk tarihi bu suç bakımından suç tarihi kabul edilerek yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.