Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/22936 E. 2017/3888 K. 26.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22936
KARAR NO : 2017/3888
KARAR TARİHİ : 26.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihlerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme’ye ilişkin hükümde İİK 331/1 yerine İİK 331/son maddesinin yazılması yazım hatası olarak kabul edilerek temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde borçlu şirket yetkilisi …’ın 2009 yılı içinde gerek şahsi hesapları arasında, gerekse şirket hesabına giren paraları bir çok kez aynı gün içinde yanında sigortalı olarak çalışan …, … ve eski eşi … hesabına havale ederek alacaklıları zarara uğratmak kastı ile mevcut eksilttiğini bildirerek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, şikayetçi vekiline sanık …’un olaya nasıl iştirak ettiğinin açıklattırılıp isimlerine para havale yapılan kişilerin tanık olarak dinlenilip sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine sanığın borçlu şirketin yetkilisi olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde borçlu şirket yetkilisi …’ın 2009 yılı içinde gerek şahsi hesapları arasında, gerekse şirket hesabına giren paraları bir çok kez aynı gün içinde yanında sigortalı olarak çalışan …, … ve eski eşi Taraf hesabına havale ederek alacaklıları zarara uğratmak kastı ile mevcut eksilttiğini bildirerek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, bu konuda banka kayıtları getirtilip havalelerin neden yapıldığı araştırılıp isimlerine para havale yapılan kişilerin tanık olarak dinlenilip tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik araştırma ve defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Kabule göre,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331 maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.