YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23758
KARAR NO : 2017/9843
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nın 333/a maddesine yönelik incelemede,
Sanığın üzerine atılı “Sermaye şirketi yöneticisinin sorumluluğu”, suçunun takibi şikayete bağlı olup, icra takibinin 04/07/2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra 11/10/2013 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanıklar hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde davanın düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- İİK’nın 331/1 ve 332. maddelerine yönelik incelemede,
Şikayet dilekçesinde sanığın hangi eylemleriyle mevcudunu eksilttiği ve aczine sebep olduğu yahut vaziyetinin fenalığını arttırdığı somut olarak belirtilmemiş olup, İİK’nın 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında, hakimin re’sen araştırma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.