YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25016
KARAR NO : 2017/11620
KARAR TARİHİ : 26.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi tarafından borçlu sanık …’ın Çanakkale, İntepe … pafta … Parselde bulunan dört adet taşınmazını 07.01.2013 tarihinde sanık …’a alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla devrettiği iddiasıyla şikayette bulunulduğu, sanık …’ın genel kredi sözleşmesinde müşterek kefil olarak yer aldığı ve İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2013/1782 esas sayılı dosyasında borçlu olarak belirtilip hakkındaki takibin kesinleştiği, bu nedenle “borçlu” sıfatına sahip olduğu anlaşılmakla; taşınmaz devrinin yetkilisi olduğu şirketin borçlarını kapatmak için yapıldığının savunulması nedeniyle bu devrin alacaklısını zarara sokmak maksadıyla yapılıp yapılmadığının tespiti için, satıştan elde edilen meblağın borçların ödenmesi amacıyla kullanılıp kullanılmadığı tam olarak belirlenip, borclu ve alacaklı tarafların defter ve kayıtları karşılıklı olarak incelenip, tarafların göstereceği her türlü delillerin toplanıp, gösterecekleri tanıklar dinlenip ve borcu karşılamaya yetecek başka mal varlığı bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.